Gelişmiş Arama » (İl, İlçe, Semt seçmek için tıklayınız)

 

 

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

 

Alper Yusuf Köroğlu

Civcivleri Sevgi ile Yemleme Zamanı

 

Analar büyüttü, analar yürüttü ve babalar eğitiyor…
 
Adam, yorgun vaziyette işten döndüğünde, 6 yaşındaki oğlu yanına yaklaşıp sormuş;

- Baba, saatte kaç para kazanıyorsun?
- Git oğlum, zaten akşama kadar çok yoruldum. Hadi odana...
- Babacığım lütfen...
- Peki mutlaka öğrenmek istiyorsan 20 dolar.- Tamam babacığım, peki bana 10 dolar borç verir misin?
- 10 dolar senin için çok para, kimbilir gereksiz neler alacaksın. Haydi odana git ve kapını kapat.
Çocuk, boynunu büküp, sessizce odasına gitmiş. Aradan biraz zaman geçmiş, adam çocuğa ne için istediğini bile sormadan sert davrandığına üzülmüş ve çocuğun odasına gitmiş;
- Al bakalım istediğin 10 doları. Biraz önce çok yorgundum, konuşacak halde değildim, demiş.
Çocuk, dinlemeden 10 doları almış ve sevinçle haykırmış;
- Teşekkürler babacığım.
Sonra, bir kutunun içindeki buruşuk paralarını çıkarmış, saymış ve babasına doğru bakmış. Baba sinirli bir şekilde;
- Paran olduğu halde niye benden para istiyorsun?diye bağırdığında, çocuk;
- Ama yeterince param yoktu.
demiş ve babasının gözlerinin içine bakarak, elindeki paraları uzatmış;
- Babacığım, işte sana 20 dolar, bir saatini alabilir miyim?..
 

Bir an için şuanda çalıştığınız işten emekli olduğunuzu ve yaşınızın da oldukça ilerlemiş olduğunu düşününün (Ki zaten bu şartlarda bir işten emekli olduysanız yaşınızda oldukça ilerlemiş demektir). Yani iyice yaşlandığınızı gözünüzün önüne getirin. Şöyle bir dönüp geçmişinize baktığınızda, eski günlerdeki gibi genç bir baba olduğunuz anlara geri döndüğünüz zaman acaba o güzelim yıllarınızı; kendinizi işinize iyice kaptırıp, daha çok çalışarak ve daha çok para kazanarak mı geçirmeyi düşünürdünüz, yoksa o yıllarda gerektiği kadar zaman ayırmadığınız için sonradan çekmiş olduğunuz vicdan azabını ve yaşamış olduğunuz zorlukları ortadan kaldırmak için çocuklarınızla geçirmeyi mi? Birçoğunuzun düşünde çocuklarınızın paradan daha değerli olduğunu görür gibiyim. O halde biraz önce hayalinizdeki geç kalınmışlığı gerçekten yaşamamak için şimdi civcivleri “SEVGİ” ile yemleme “ZAMAN”ı.
 
“Çocuklarınıza yeteri kadar zaman ayırıp, onlarla ilgileniyor musunuz?” diye bir soru soracak olsam sanırım birçoğunuzun vereceği cevap aynı olacaktır: “Elbette çocuklarımızla ilgileniyor, onların ihtiyaçlarını karşılıyoruz”. Fakat ne hikmetse babalar üzerinde yapılan çeşitli araştırmalar maalesef bizleri hiç de hoş olmayan sonuçlarla karşılaştırıyor. Örneğin araştırmanın birinde babalara yöneltilen “Çocuklarınızla birlikte günde ortalama olarak ne kadar zaman geçiriyorsunuz?” sorusuna babaların vermiş olduğu yanıtların ortalaması 15–20 dakika arasında değişmektedir. Fakat araştırmacılar tarafından bu yanıtı veren babaların üzerine yerleştirilen kayıt cihazlarından çıkan sonuçta ise bir gün içerisinde 10–15 saniyelik 3 dönemden oluşan toplamda ortalama 40 saniyelik bir birlikteliğin olduğu saptanmıştır. Bu 40 saniyelik zaman dilimi içerisinde geçen sürede ise alınan kayıtlarda, babaların en çok “Ödevlerini çabuk bitir.”, “Erkenden uyu.” gibi birkaç kelimeden oluşan, kesin emir cümleleri kullandığı görülmektedir. Umarım bu portrede kendinizi görmemişsinizdir.
 
“İyi ama biz zaten onların geleceği için sürekli çalışıyoruz. Sırf onlar maddi olarak sıkıntı çekmesin, refah bir ortamda büyüsün ve bizde onların her istediklerini gerçekleştirelim diye çok çalışıyoruz. Bu zamanda para kazanması kolay mı? Çok çalışmayana aş da yok, iş de ve haliyle parada yok. Para yoksa gelecek hiç yok…” dediğinizi duyar gibiyim. Elbette çok haklısınız, bu zamanda para kazanmak ve bir evin sorumluluğunu taşımak oldukça külfetli bir iş. Ama farkında olmasanız da kendinizi baba olmaya kabul ettiğiniz gün bu külfetin tamamını kabullendiniz. 

Çok yoğun şekilde çalışan, oldukça meşgul bir baba olabilirsiniz. Bu meşguliyetin içerisinde aynı zamanda da çocuğunuza olan sevginizi de göstermek istersiniz. Fakat bu sevgi gösterisi çoğunlukla sürekli para ile doldurulan küçük ceplerden veya alınan yeni bir oyuncaktan bir adım öteye gidemez nedense. Bu durumda çocuğunuzun gözünde siz “Banka Baba” şeklini alırsınız. Yani yalnızca çocuğun maddi ihtiyaçlarını karşılayan, çocuğa sosyal ve duygusal alanda hiçbir etkisi olmayan görünmez bir banka baba. Fakat unutulmamalıdır ki çocuklara olan sevgi para ile değil “ZAMAN” ile gösterilir.

Çok yoğun bir çalışma temposuna ve oldukça kısıtlı boş zamana sahip ve bu boş vakitlerinizi de yoğun çalışma temposundan sonra yaşamış olduğunuz ruhsal yıpranmaları düzeltmek için kendinize ayırıyor olabilirsiniz. Siz bu durumda çok meşgul baba rolünü üstlenmiş bulunmaktasınız. Ama fazla vakit kaybetmeden çok meşgul babalıktan esnek babalık rolüne geçmelisiniz. Çünkü çocuklarınızla birlikte geçireceğiniz her vakit onların ruh sağlığını olumlu yönde etkileyecektir.
 
 
Peki esnek baba kimdir?
 
Esnek baba; dürüst, birlikte zaman geçiren ve karşılıklı saygı noktalarının birleşmesiyle oluşan sevgi üçgeninin tam ortasında çocuklarını kucaklayan babadır. Esnek baba rolünü örnekleyecek olursak, eğer bir baba; ofisinde yoğun şekilde çalışmak zorunda kaldığında çocuklarını ofisine çağırıyor ve kendisi çalışırken onların yanında bulunmasından çok büyük zevk aldığını çocuklarına hissettiriyorsa, 60 dakikalık halı saha maçının 30 veya 45 dakikasını oynuyor geri kalan zamanı çocuklarına ayırıyorsa, hafta sonları katılması gereken toplantılara veya farklı davetlere çocuklarıyla birlikte gidiyorsa… esnek baba olma yolunda çok büyük adımlar atmış demektir. Bu durumda çocuklar meşgul babalara karşı düşündüklerinden daha farklı olarak; “Babam oldukça meşgul olabilir ama ben de onun hayatında büyük bir yere sahibim, babam bana değer veriyor ve beni seviyor, bu sevgisini de bana bunca işinin arasında az da olsa zaman ayırarak gösteriyor…” düşüncesini özümseyecektir. Belki çok büyük sorumluluk gerektiren işlerle uğraşıyor olabilirsiniz. Belki bir bilim adamısınızdır, belki de bir mimar, kim bilir belki de bir yazar. Ne olursa olsun her durumda bu insanlığa çok mükemmel bir eser kazandırmak ve isminizi yaşatmak için uğraşıyorsunuzdur. Fakat biliniz ki bu evrene kazandırabileceğiniz en büyük eser çocuklarınızdır.
 
Unutmayınız; yarın çocuklarınızın anılarında olmak istiyorsanız, bugün yanlarında olmanız gerekmektedir…
 
SAYGILARIMLA…
 
 

Alper Yusuf KÖROĞLU
OKUL ÖNCESİ YAZARLAR SİTESİ EDİTÖRÜ

 

Twitter'a ekle Facebook'a ekle

İlgili İçerikler

Etkinlik Bankası Çocuk Eğitimi ve Rehberi Eğitimciler İçin İletişim ve Bilgilendirme
Yuva Merkezi © 2009